Ramazan'daki Oruç Vakitleri Üzerine Şeyh Useymin
Ramazan'daki Oruç Vakitleri Üzerine Şeyh Useymin
Büyük âlim Şeyh İbn Useymin'e (Allah ona rahmet etsin) şu soru soruldu: "Tavsiyelerinizden dolayı Allah sizi en hayırlı şekilde mükafatlandırsın, soruyu soran kişi şöyle diyor: 'Ramazan ayında, fecir vaktinin belirlenmesi konusunda farklı camilerin imamları arasında görüş ayrılıkları yaşanmaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu camilerde Din İşleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen astronomlarca hazırlanmış bir namaz vakitleri takvimi bulunmaktadır. Buna rağmen, bu takvime uymayan bazı imamlar var. Özellikle sabah (fecir) namazında, takvime kıyasla ezanı ortalama çeyrek saatten biraz daha fazla geciktiriyorlar. Bu durum, elektrik lambaları nedeniyle fecir vaktinin gözlemlenememesi gerçeği göz önüne alınarak yapılmaktadır. Bu imamlar hakkındaki tavsiyeniz nedir ve astronomlar hakkındaki görüşünüz nasıldır? Allah sizi mükafatlandırsın.'"
Değerli Şeyh İbn Useymin (Allah ona rahmet etsin) şöyle dedi: "Astronomların kendi alanlarında bilgili olduklarına hiç şüphe yoktur, fakat Allah (Celle Celâluhu) şöyle buyurmaktadır: 'Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için!' {Sure 2:187}. Yani, fecir (şafak) görünür olmadığı sürece insan yiyip içebilir. Günümüzdeki sorun şudur ki; elektrik ışıklarının bulunduğu şehir ve köylerde yaşayanlar, ışıkların varlığı nedeniyle fecir vaktini başından itibaren gözlemleyememektedir. İhtiyat gereği, namaz vakitleri takvimine göre fecir vakti girdiğinde yeme ve içmeyi bırakmak gerekir. Namaz söz konusu olduğunda ise, ihtiyat gereği namazı çok erken kılmamak gerekir. Vakit konusunda emin olmak amacıyla namazı bekletmek, Allah'a hamdolsun ki, namazı farz kılınan vaktin dışına ertelemek olarak sayılmaz. Bu durumda ihtiyat oruçla ilgilidir, dolayısıyla şöyle diyoruz: İhtiyat (oruç tutarken), namaz vakitleri takvimine uymak demektir. Namaza gelince, fecir vakti gözlemlenene kadar ertelenmelidir."